Nacizane geceden en keyif aldığım anlar, arkada Yeni Türkü’nün çaldığı Peny Xenaki’nin Theodarikis’in şarkısını söylediği an ile House of Art Club’teki ambians ve gecenin sonunda Yeni Türkü’nün bascısı Raci’ye hocam bu sefer tel kopmadı lafımı o cüssesine tezat bir şekilde göğsünde yumaşatıp benim kaleye "teli değil ama sesleri duyacağım diye kendimi kopardım" deyip voleyi doksana çakmasıydı. Gece boyunca herkesin gözlemlediği bir sorun olan ses sistemi sorunu Yeni Türkü’yü baya zorladı (artık kadı kızının da bu kadar kusuru olsun).
Yeni Türkü Atina'da House of Art'ta sahne aldi
Yaklaşık 5 defa Yeni Türkü konserine gitmiş olan ben kendilerini ilk defa klub konserinde izledim (son olarak 27 Mayis 2004 ODTÜ Mezunlar Derneği Çim Amfide). Kendilerinin de kabul edeceğini tahmin ettiğim bir şekil de, klub konseri şemalinin onları seyirci ile iletişim kurmada zorladıkları idi. Grubun alıştığımız şekilde seyirci ile dar alanda etkili kısa paslaşmaları ya da melodileri kanatlara yayıp sağlı solu sololarla dinleyenleri dahil etmelerini göremedik.Dinleyicilerin katı defans anlayışını bu sefer 'göbek'ten delmeye denediler ki, Yedikule'nin ritmleri ve Peny Xenaki'nin desteğiyle muvaffak oldular. Seyirci artık onlarında alışageldiği kıvama gelmişti. Konserinde en zevkli anları başladı.
Yeni Türkü - Peny Xenaki
Yeni Türkü, Yunanistan’da konser vermek için ilk defa yola düşmüştü. Yol, iki nokta arasındaki düz çizgi (doğru) olmadığına göre, tüm yaşananlara rağmen önemli olan yola düşmekti. Yolun alışık olduğu tek yolcu olduğuna göre, bu yol daha çok yolcu taşır. Bizansın çocukları da birbirlerine doğru yürümeye devam edeceklerdir. "Yola çıkan kişinin, hep ayağına takılır yerleşikler, iyi niyetli olsalar da :Yerleşikler nereden bilsinler ki yolu?"(Oruc Aruoba)